Yoğun geçen bir haftanın ardından daha sakin bir hafta başlıyor. Bu hafta yurtiçinde nisan ayı işsizlik verileri açıklanacak, yurt dışında ise Avrupa Merkez Bankası faiz kararını açıklayacak.
İlk çeyrek büyümesinin yüzde 6-7 civarında geldi, bu durum bireysel olarak hissedilmediği için kamuoyunda inandırıcı bulunmadı ancak büyümedeki canlanma gelir artışından ziyade harcama artışından geldi.
Ekonominin büyük bölümünü oluşturan tüketim harcamaları ilk çeyrekte yüzde 7.4 büyürken, yatırımlarda büyüme yüzde 11.4’e çıktı.
11,4’lük büyüme az rastlanır ve mutluluk verici bir performans. Daha da iyisi, “inşaata dayalı büyüme” açısından hep eleştirdiğimiz inşaat yatırımları gerilerken, makine teçhizat yatırımlarının yüzde 30’un üzerinde reel büyüme göstermesi. Makine yatırımları önceki çeyrekte de bu tarz güçlü bir performans göstermişti.
Peki, 10 yıldır görmediğimiz bu güçlü yatırım büyümesinin ardında ne var?
Değerli Fatih Özatay Hoca geçen perşembe kaleme aldığı analizinde yatırımlardaki bu büyümenin temelinde büyük ölçüde kredi patlamasının yattığını söylüyor. Şüphesiz geçen yıl verilen düşük faizli kredilerin hem tüketim, hem yatırımlara ciddi katkısı oldu. Ancak bu çalkantılı ortamda sadece ucuz kredilerin yatırımları büyüttüğünü söylemek zor. Başka bazı faktörler de bunu destekledi.
Özel sektör son yıllarda yeni yatırımlar yapma konusunda isteksizdi. Öyle ki; 2019 sonunda makine teçhizat yatırımları hala 2014 seviyesinde seyrediyordu. Yani, ciddi miktarda ertelenmiş yatırım vardı.
Pandemi sonrası toparlanma döneminde ihracat pazarlarımızın mal taleplerinde anormal bir sıçrama yaşandı. Bu, ihracatımızı artırırken, üreticilerin üretim hatlarını yenileme ve kapasitelerini artırma ihtiyacını da körükledi.
Pandemi, ekonomilerin sektörel yapısında değişikliklere neden oldu. Bazı sektörlerde talep daha hızlı canlandı ve bu da o sektörlerde yeni yatırım ihtiyacı doğurdu. Tarım ve gıda bunun klasik örnekleri.
Azalan inşaat talebi, normalde bu sektöre yapılacak yatırımların başka sektörlere kaymasına neden oldu. Yatırımlardaki bu büyümeden memnun olsak da; ekonomimizin uzun vadeli istikrarı için önümüzdeki çeyreklerde de bunun devam etmesini, makine ve inşaat yatırımlarında makine yatırımları lehine bozulan dengenin tekrar inşaata dönmemesi gerekiyor.
Son verinin, ekonomide iyimserliğin artmaya, kurların gerilemeye, dengelerin yeniden kurulmaya başladığı döneme ait olduğunu unutmamalıyız. Nitekim lart sonundan itibaren pek çok gösterge yeniden bozulmaya başladı.
Geçen haftanın can alıcı verilerinin ardından sakin bir haftaya başlıyoruz. Yüksek olan işsizlikte olumlu bir sürpriz görmeyeceğiz. Sanayi üretim endeksinde de “baz etkisi” dışında kayda değer bir değişim görmeyebiliriz.
Kaynak:Dünya Gazetesi
Ventur Gumruk Musavirligi Tarafından Derlenmistir.